Naruto Shippuden’in En Farklı Mücadelesi [2020]

 Naruto Shippuden’in En Farklı Mücadelesi [2020]
Okunuyor Naruto Shippuden’in En Farklı Mücadelesi [2020]

Shikamaru Nara’nın, Asuma’nın ölümünden sonrasında yaşamış olduğu içsel savaşım, Naruto Shippuden’in mevcut yapısına aykırı fakat en güzel mücadelesi sayılabilir. Dikkat! Spoiler içerir. Naruto Shippuden’in En Farklı Mücadelesi

Naruto Shippuden’in En Farklı Mücadelesi

Şayet yeterince Naruto izlediyseniz, animenin genel stiline aşina olmaya başlıyorsunuz. Karakterlerin nasıl göründüğü, nasıl canlandırıldıkları, seri süresince kullanılan örneksiz renkler bilhassa Naruto ve Naruto Shippuden’in beraber ilk 300 kısmı incelendiğinde göze çarpıyor. Ender rastlanan birtakım anlarda ise bu stil; Naruto’nun ilk bölümlerinde Zabuza ve Haku’ya karşı meydana getirilen harpte, Hidan ve Kazuku’ya karşı meydana getirilen harpte, Rock Lee ve Gaara, Sasuke ve Deidara karşılaşmaları şeklinde, bilhassa büyük dövüşlerin sergilendiği bölümlerde sahneye destek olmak adına makas değiştirir. Bu akıcı animasyon stili, karakterlerin nasıl göründüğünü ve hareketlerini değiştirirken bununla beraber daha yumuşak renk tonlarına geçer. Ve en önemlisi, bunun çoğu zaman Hirofumi Suzuki’nin animasyon yönetmeni olarak çalmış olduğu bölümlerde gerçekleştiğini görüyoruz.

Suzuki’nin Naruto’nun normal formülünü alt üst ederek üstünde çalmış olduğu bölümlerden biri de Shippuden 82. kısmı ‘Team Ten’. Büyük dövüşler yahut karakterler arası çatışmalar yerine bu bölüm, Shikamaru’nun 10. Takımın lideri Asuma’nın ölümünden sonrasında yaşamış olduğu içsel mücadeleyi gözler önüne seriyor. Cenaze törenine katılmayan Shikamaru, önceki vazife korkulu bir halde yanlış gittikten sonrasında kaybolmuş şeklinde görünüyor. Ekrana bir başka aynı formüllü Shippuden kısmı yansıtmak yerine Suzuki ve kadrosu bambaşka bir yol izlemeye karar vererek, tv yerine sinemaya yakışır bir bölümle karşımıza çıkıyor.

Naruto Shippuden

Hikayenin son aşama romantik yönleri yansıtan bölüm, bununla beraber izleyiciyi rahatsız ederek, Shikamaru ile aynı boşluğu paylaşmaya davet ediyor. Shikamaru, Asuma’nın ölüm haberini Kurenai’ye ve kasabaya verirken aslen kaybolmanın eşiğinden geri dönüp, yeniden dimdik ayakta durmanın bir yolunu buluyor ve 82. bölüm bizlere Shikamaru ile aynı periyodu yaşatıyor.

Bu kısımda bilhassa Shikamaru’nun ruh haline ve zihnine hakikaten girebilmek için, öykü geçişi çok yavaşlatılmış. Bu biçim yavaş geçişler ve hikayenin anlatılış stili; shounen bir seriden oldukca, bir Naruto filmi yahut  ciddi bir drama serisinde karşılaşabileceğiniz türden. Şayet bu bölüm öteki standart Naruto Shippuden bölümleri şeklinde olsaydı muhtemelen seyirciye bu duyguları yansıtmak oldukca zor olurdu. İzleyiciyi kendi dünyası içerisine çekerek, bir şeylerin yanlış bulunduğunu anlatabilmek için, normalden uzaklaşarak serinin yarattığı algıdan çıkmak icap eder.

Naruto, Shikamaru

Bölüm süresince, ilk kere izliyorsanız yahut bir tek niçin değişik bulunduğunu anlamaya çalışıyorsanız, birkaç şey farkına varacaksınız. Benim için en dikkat cazibeli olan, kamera hareketinin olmamasıydı. Shonen seriler ve bütün aksiyonlu yapımlar, çoğu zaman kendilerine süratli bir gidişat sağlamak için kamera hareketinlerinden faydalanırlar. Bu kısımda ise herhangi bir hareket içeren bir tek dört sahne var ve her biri inanılmaz aşama de belli belgisiz bir halde nerede ise gözden kaçabilecek kadar ustaca yerleştirilmiş. Bölümün yarısına kadar bu hareketli kareler gerçekleşmiyor ve bu, seri için çarpıcı bir konum. Bunun yerine, rahatsız hissetmenize kafi gelecek uzunluğunda bir çekim izliyoruz.

82. bölümün en çarpıcı sahnesi mutlaka Shikamaru ve babası Shikaku’nun shogi oynadığı sahne. Genel anlamda bu biçim bir sahneden, oyun esnasında bir yerden kesilerek babasının ona öneri de bulunacağını varsayarsınız fakat bunun yerine sahne iki uzun dakika süresince devam ediyor. Bu, 24 dakikası olan serilerde çoğu zaman karşılaştığımız bir konum değil. Yönetmen, bölümün genel havasına son aşama katkıda bulunmuş bu sahnede Shikamaru’nun duygularının azar azar ortaya çıkışına şahit olurken, hikayeyi en iyi biçimde seyirciye aktarmış oluyor.

Naruto Shippuden

Bu shogi sahnesini seyrettiğimiz iki dakikanın nihayetinde, babasının hüznünü içerisinden atmasını sağlayanan mükemmel laflarıyla, Shikamaru’nun nihayetinde yıkılmış ruh haline ve duygularına tanık oluyoruz. Ve kısımda duyduğumuz ilk müzikte bu anda giriyor sahneye. Kısa bir an için duyulan ve aşırı kuvvetli olmayan bu müzik, Shikamaru’nun shogi oynadıkları bu odada ağlamaya başlaması ile sahnenin duygusallığına katkıda bulunmuyormuş şeklinde görünebilir sadece mutlaka izleyiciyi kibarca iterek bahsetmek istediklerini müsait bir halde konu alıyor. Yaşamış olduğu derin acıyı dışa vuran karakterin anlatıldığı aniden, sahneyi daha çok güçlendirmek negatif bir etki yaratabilir.

Belki de Suzuki ve kadrosunun tercih edilme sebeplerinden biri de budur. Serideki en büyük dövüşlerin bazıları için çok iyi iş gören animasyon tarzı, bir karakterin yaşamış olduğu romantik acıyı en gerçeğinden yansıtabilmek için sihrini yaratıyor. Shikamaru’nun yüzüne yansıyarak yavaşça büyüyen acı ve travmanın, nihayetinde ani duygu patlaması ile ortaya çıktığını görüyoruz. Shikamaru’nun yüzü geleneksel animasyonlardan değişik olarak, aynı durumda olan herhangi birinin yüzünde görebileceğiniz realist yüz ifadelerine sahip. Böylece seyirci de duygusallık yaratarak, Shikamaru ile beraber ağlamanızı sağlıyor.

Naruto Shuppiden Farklı Mücadeleleri

Bu bölümdeki en büyük çıkarımlarımdan biri de, Suzuki’nin stilinin Naoko Yamada’nın (Koe no Katachi) yönetmenliğini hatırlatması oldu. Yamada’nın K-ON ve bilhassa Liz and the Blue Bird animelerindeki çalışmalarına benzerlik gösteriyor. Fazlaca sayıda kalıcı çekim, minik kamera hareketi ve meydana gelenleri fazla vurgulamayan film müzikleri var. Yamada’nın yönetmenliğinde esas almış olduğu, ‘insanları gözlemlemeyi’ ve ‘karakterin zihnine girmeyi’ vurguladığı laflarında olduğu şeklinde, bu metot karakterlerin iç dünyalarını gözler önüne seriyor. Bunlar mutlaka Naruto Shippuden’in 82. bölümünü oldukca başarılı icra eden unsurlar. Shikamaru’nun iç dünyasının derinliklerine dalarak, neler yaşadığını, bundan sonrasında neler yapacağını ve nasıl hareket edeceğini görebiliyorsunuz.

Bölümün geri kalanında Shikamaru’nun aramış olduğu cevapları ve amacını bularak, asıl görevini yerine getirip, Asuma’nın öcünü almaya karar vermesini izliyoruz. Team Ten amaçları için harekete geçtiğinde, Tsunade onları durudurmaya çalışıyor ve beklenen müzikle beraber normal Shippuden stiline geri dönmeye başlıyoruz. Bir şekilde bu bölüm, hikayeye yavaş tempoda başlasa da, sonda yavaşça ivmelenerek seriden beklenen forma kavuşturarak rahatlamanızı sağlıyor.

Her hafta bölüm yayınlaması gereken Naruto şeklinde inanılmaz büyük çaplı serilerde, bu biçim bir bölüm ortaya koymak hakikaten güç. Bu kalitede bir bölümü 500 bölüm süresince yapabilmek için, ayda tek tek bölüm yayınlıyor olmak gerekirdi fakat bu da serinin cazibesinin süratle tükenmesine sebep verecekti. Bunun yerine bolca aksiyonlu ve yüksek tempolu bölümler tercih edildi. ‘Team Ten’ bölümü; farklı bir tempoda karakter gelişimine şahit olmanızı, öykü anlatımını değişik bir perspektiften görmenizi sağlayan ve sadık izleyicilerini ödüllendiren hakikaten oldukca hususi bir bölüm. Doğal ki bu bölümün, serinin mutlak en iyi bölümlerinden biri olmadığını ve serinin en iyi karşılaşmalarıyla aynı biçimde tanınması icap ettiğini iddia etmek zor.

Naruto’nun, mevcut yapısını değiştirdiğine inandığınız en sevdiğiniz bölümler hangileri? Yorumlarda bekliyoruz.

Naruto Shippuden’in En Farklı Mücadelesi

Yapılan Yorumlar

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.